ARAMA     ÜRETİCİ     KATEGORİ    
Amerikan Doları: 2,13 TL
Euro: 2,94 TL

Ürün Kategorileri

Haftanın Ürünü

SİYAH SANCAK
72,03 TL+KDV

ücretsiz firma reklamı

Anasayfa / Haber ve Duyurular / kehribar

kehribar

kehribar tarihi

Günümüzden 40-50 milyon yıl önce, bugünkü iskandinavya, Baltık denizinin olduğu çok geniş alanlar ve bu denizin bugünkü güneyinde bulunan ülkeler çok yoğun ve gelişkin çam ormanlarıyla kaplıydı. Yarı tropik iklimin hakim olduğu bu ormanlarda yaygın olarak bulunan bir conifer (kozalaklı) cinsi olan " Pinus Succinifera" Baltık Kehribarinin oluşumunda başrolü oynamıştır. Başlangıçta yalnızca bu cins ağaçların salgıladığı reçinenin, kehribara dönüştüğü düşünülmekteydi, ancak sonraki araştırmalar bu ormanlarda bulunan diğer çam (conifer) türlerininde, Dünyanın diğer bölgelerinde bulunan çiçekli ağaç reçinelerininde kehribar oluşumuna yol açtıkları anlaşılmıştır.

Baltık Kehribarında, %3-8 oranında succinic asit bulunur. Latince kehribar, succinum olarak isimlendirilmiştir. Bu nedenle, reçinesinden kehribar oluşan çam cinsi Pinus Succinifera olarak adlandırılmış, mineraloglarda kehribarı succinite olarak tanımlamışlardır.

Baltık bölgesinde, iklimin değişimi ve sıcaklıkların gittikçe artması, çam ağaçlarının büyük miktarlarda reçine üretmesine yol açtı. Gövdelerinde oluşan küçük kırık ve çatlamalar bile yoğun reçine salgılanmasına sebep oldu. Bu karaktere sahip ağaçlar günümüzde yeryüzünde bulunmamaktadır. Orman tabanına dökülen şekilsiz reçine topakları, sellenmeler ve akarsular vasıtasıyla durgun sularla kaplı bölgelere taşındı ve delta sedimentleri içine gömüldüler.

Blue Earth adı verilen ve mavi-yeşil renkli, Alt Oligosen ( 30 milyon yıl) yaşlı glokonili ( glauconite ) kumtaşından oluşan bu formasyon içinde düzensiz yumrular (nodül) şeklinde yoğun birikimler oluşturdular. Bu formasyonun, 1 m3 kayacı içinde 0.5-2.5 kg. kehribar yeralmaktadır. Samland (Sambiya-Kaliningrad) yarımadasının batısında bu formasyon içinde yüzbinlerce ton kehribar bulunduğu düşünülmektedir. Üstteki haritada açık mavi renkli, aşağı doğru oklarla işaret edilen ve şu anda büyük çoğunluğu denizin altında kalan bu alan kehribar birikimlerinin yoğun olduğu Blue Earth formasyonunun bulunduğu yerlerdir.

Ormandan taşınarak tortullar (sedimentler-çökeller) içine gömülen reçine milyonlarca sene boyunca, epirojenik hareketler sonucu alçalan bölgede oluşan denizel ortamda üzerine taşınan metrelerce kalınlıktaki sedimanların altında korundu. Bu çok uzun süreç boyunca, üstteki yüzlerce metre kalınlığındaki formasyonların ağırlığının yarattığı basınç ve gömüldükçe artan sıcaklıkla reçine, polimerizasyona ve oksidasyona uğrayarak, yavaş yavaş kehribara dönüşmeye başlamıştır. Milyonlarca sene sonra yerin orojenik hareketleri sonucu bu sefer bölge yükselmiş ve erozyonla (aşınma) üzerindeki formasyonların yok olup gitmesiyle Blue Earth formasyonu yeryüzünde mostra vermiş ve onunda yavaş yavaş erozyona uğramasıyla artık kehribara dönüşen reçine nodüllerinin Baltık yöresi insanı ile tanışma dönemi başlamıştır.

Baltık Kehribarının çoğu, Samland yarımadasının yüzeyden 25-40 metre arasındaki tabakalarından elde edilir. Baltık sahilleri için tipik jeolojik kesit yüzeyden derine doğru şöyledir.:

1 metreden az alüvyon

     4 metre Pleistosen kum ve marnı

     17 metre Tersiyer kumtaşı ve lignitkömürü

     1-3 metre Tersiyer lignit kömürü

     17-20 metre Tersiyer glokonili kumtaşı (Alt Oligosen)

                   5-6 metre Tersiyer Blue Earth Kehribar bulunduran formasyon

                   En altta Kretase yaşlı gri-yeşil kiltaşı (kehribar bulundurmaz)

                

Yüzbinlerce sene önce erozyon sonucu, kehribar parçaları yeryüzüne yayılmıştır. Buzul çağında ise, buzulların taşıması ile ikincil (sekonder) oluşumlu olarak Polonyanın her tarafına dağılmışlardır.

Ayrıca , Baltık denizi tabanında yüzeyleyen Blue Earth formasyonunun aşınmasıyla ortada kalan kehribar parçalarının özgül ağırlığı deniz suyundan azıcık fazla olduğundan suyun dibindeki sabun gibi sürüklenerek akıntı ve dalgalarla sahile, sığ sulara, Güney Baltık denizine sahili olan tüm ülkelerin kıyılarına taşınmıştır. Sahilde bulunan nodüller, su ve kumun sürtünmesiyle genellikle opak kabuklarından kurtulmuşlardır.    Baltık bölgesinde yaşayan insanlar taş devrinden (Stone Age-Mesolithic) bu yana, kehribarı farketmişler, parçalarını önce deniz kıyısından toplayarak, sonra plaj kumlarından, alüvyonlardan çıkararak değerli taş olarak çeşitli amaçlar için kullanmışlardır

Store Plus E-ticaret Sistemi kullanılarak hazırlanmıştır.
  Yükleniyor...